Evlen bu adamla
Annesinin keskin ve yüksek sesi bütün gece kulaklarında çınlamıştı. Ne vardı babası yaşıyor olsaydı şimdi? İtirazını O dinlerdi belki. Belki bu yaşta evlenmek zorunda da kalmazdı.Evlilik neydi Bilmiyordu ki. Düşündü.
Tarif edemedi kendisine. Belki de beyaz gelinlikti.
Daha on yedisindeydi.İlkokulu bitirdikten sonra Kur`an Kursuna gitmiş, ardından geçen iki yıl boyunca da aile baskısında nerdeyse hiç dışarı çıkmamıştı.
Güzel kızdı Döndü. Uzun boylu, beyaz tenliydi. Yüzündeki hafif çiller onu hem sevimli hem daha çekici yapıyordu. Başını kapatırdı ya neden kapattığını da bilmezdi
doğrusu. Öyle istenmişti çünkü.
Evleneceksin diyorum, evleneceksin bu adamla
Annesi neden bu kadar ısrar ediyordu ki sanki Bir kaç yıl daha yanında dursa, büyüse, iyiyi kötüyü ayırt etse olmaz mıydı
Başından mı atmak istiyordu Evlenince mutlu olacağına nasıl inandırmıştı kendisini
Afganistanlıydı adam. Seyit Seyyidi. Çok dindardı. Anası babası yoktu. Belki de bu onun olumlu tarafıydı.En azından kayınvalide kayınbaba derdi çekmezdi kızı. Annesi böyle diyordu kızına.
Sabah olmak üzereydi, uykusuz geçen bir gecenin daha ardından kararını vermişti. Daha doğrusu
başka çaresi olmadığını kabullenmişti Döndü.
Evlenecekti O adamla.
Sadece istemeye geldiğinde bir kez gördüğü ve yüzüne utandığı için bakamadığı O adamla evlenecekti.Zaten annesini ne kadar süre oyalayabilirdi ki? Bu yıl olmasa gelecek yıl başkasına verirdi kendisini.
Sabah ezanı okunuyordu. Düşünmekten ağrıyan başını besmeleyle yatağından kaldırdı. Bir an önce kararını bildirip üzerindeki ağır yükten kurtulmak istiyordu. Bu kararına belki de annesi kadar evde yaşayan gelinleri de sevinecekti, zaten hiç anlaşamıyorlar sürekli tartışıyorlardı.
Evleneceğim anne, dedi. Senin dediğin olsun